Koronavirüs Aşı Ekonomisi – Aşı Fiyatları

32

2019 yılında ilk defa Çin’de görülen ve daha sonra hızla tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını; tüm ülkeleri sağlık başta olmak üzere ekonomik, sosyal, siyasal ve toplumsal yönlerden çok büyük olumsuz etkilere maruz bıraktı.

Aşının bulunma süresi uzadıkça ve salgından hayatını kaybeden insanlar çoğaldıkça korku dolu, sosyallikten uzak ve psikolojik sorunlara yol açan uzun bir süreç yaşandı. 2020 sonlarına doğru aşıların birer birer bulunması ile insanlara yeniden umut dağıtıldı. Aşıların bulunması, etkilerinin ve yan etkilerinin tam olarak bilinmemesi de yeni bir kaos oluşturdu. Ancak yine de aşılar sayesinde vakalarda ve ölüm sayılarında düşüş gerçekleştiği görüldü.

Aşının ekonomik boyutu, dünya üzerinde her ülkede farklı cereyan etti. Ekonomik yönden güçlü ve zengin ülkelerin aşıya ulaşma ve uygulama potansiyeli yüksek olurken, ekonomik yönden geri kalan ülkelerin aşıya ulaşma durumları oldukça zorlaşıyor. Bu durum elbette sadece o ülkeleri değil, yine tüm dünyayı etkileyecek ve salgının daha uzun süre gündemde kalmasına neden olacaktır.

Aşı Politikasında İzlenen Yöntemler Neler?

Bu durumda yapılması gereken şey hem basit hem de zor olarak görülebiliyor. Ekonomik yönden güçlü olan devletlerin aşı fonlarına yatırım yapması ve diğer ülkelere aşı ulaşmasını sağlamaları gerekiyor ancak, gelişmiş ülkeler bu duruma çok da sıcak bakmıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Fransa ve Avrupa Komisyonu bir araya gelerek ACT (Access to COVİD-19 Tools) ortaklığını kurdular. Bu ortaklık ile aşı üretenler, sivil toplum örgütleri ve bilim insanları bir araya gelerek, pandeminin bir an önce bitmesi için gereken adımları tartışarak çözüm üretmeye çalışıyorlar.

Kurulan ortaklığın aşı üretim kısmı COVAX, hedef olarak 2021 yılında Dünya nüfusunun %20’sinin aşılanması için çalışmalara başladı. Böyle bir hedefe ulaşmak için ise 38 milyar dolar fona ihtiyaç olduğu belirlendi. Bu süreçte toplanan miktarın ise ancak 11 milyar dolar olduğu gözlendi.

Aşılanma politikası ülkeler arası ilişkileri etkileme potansiyeline sahip. Güçlü ve gelişmiş ülkeler vatandaşlarına aşı uygulayarak bu işten sıyrılamıyorlar. Bunun en büyük nedeni ülkeler arasında ciddi ve maliyetli ticari ağların bulunması olarak düşünülebilir.

İthalat ve ihracat devam ederken hiçbir ülke tek başına bu salgından kurtulma imkânına sahip değildir. Bu anlamda COVAX’ın yürüttüğü çalışmaya ülkelerin destek vermesi son derece önemli bir konu. Gelişmiş ülkelerin ekonomik yönden COVAX’a destek olmaları, ilerleyen zamanlarda kendi ekonomilerine de fayda sağlayacaktır. Bu nedenle aşı politikasında atılacak adımlar ileriye dönük düşünülmelidir.

Aşılanma Politikasından En Çok Etkilenen Sektörler

Hemen her yönden ekonomik olarak etkileri bulunan salgının, aşılanma ile farklı ekonomik maliyetlere sebep olduğu görülüyor. Bunlar:

  • Gelişmiş ülkelerde yer alan ve aşılanma işlemleri gerçekleşmiş olan sektörlerin diğer aşılanmamış ülkelerle ticari bağlarının bulunması ve bu faaliyetlerin gerçekleşememesi.
  • Aşılanmamış ülkelerdeki maliyetlerin gelişmiş ülkelere göre çok daha yüksek olması.
  • Gelişmekte olan ülkeler için maliyetlerin en çok yemek, konaklama, gayrimenkul, eğlence ve sanat gibi sektörlerde yoğunlaşması ve ihtiyacın giderilememesi.
  • Özellikle ticarete açık ülkelerin bu süreçten olumsuz etkilenmesi. (Bu ülkeler arasında Türkiye’nin de yer aldığı biliniyor.)

Gelişmiş ülkeler kendi ihtiyaçlarını daha kolay karşılarken diğer ülkelerin birbirine daha fazla ihtiyacının olması, aşılanmanın önemini gözler önüne seriyor. Ülkeler bazında aşı oranlarının kişilerin keyfiyetine göre değişmesi de salgının sona erme hızını düşürüyor. Bu durumda ekonominin düzelme ihtimali uzayan bir sürece yayılıyor.

Kapanma ve açılma gibi politikalarla salgını yönetmeye çalışan ülkelerde, ekonomi sıkıntısı hemen herkesi büyük boyutlarda etkiliyor.